İçeriğe geç
Düzce Hat

Düzce’nin gündelik izlerini birlikte sür

Ev ve Yaşam 3 dk okuma İdil Ertuna

Bitkileri Kışın İçeri Almanın Doğru Yolu

Bitkiyi asıl yıpratan soğuk değil, ani değişimdir. Kademeli geçiş, zararlı kontrolü ve kış boyunca değişen sulama ihtiyacı.

Balkonda ya da bahçede yazı geçiren saksı bitkileri için sonbahar, sessiz bir kriz dönemidir. Havalar serinlerken çoğu bitki sahibi, gerçek soğuklar bastırana kadar bekler ve bitkileri son anda içeri taşır. Bu gecikme, yaz boyunca güçlenmiş bitkilerin kışı sararmış ve zayıf geçirmesinin başlıca nedenidir. İçeri alma işlemi bir taşıma değil, kademeli bir geçiş sürecidir.

Bitkinin yaşadığı asıl sorun soğuk değil, ani değişimdir. Dışarıdaki bol ışık, hareketli hava ve geniş sıcaklık aralığından; kapalı, kuru ve loş bir iç mekâna bir günde geçmek ciddi bir şoktur. Bu şokun belirtisi genellikle birkaç hafta sonra dökülen yapraklardır.

Bu geçişi planlarken hangi bitkilerin gerçekten içeri alınması gerektiğini de belirlemek gerekir. Bazı türler soğuğa dayanıklıdır ve balkonda kışlayabilir; bazıları ise birkaç saatlik don için bile kurtarılamaz. Bitkileri dayanıklılıklarına göre ayırmak, hem taşıma yükünü hem de iç mekânda kaplanacak alanı azaltır.

Zamanlamayı kaçırmamak

Doğru zaman, gece sıcaklıklarının on derecenin altına düşmeye başladığı dönemdir. Tropikal kökenli ev bitkilerinin çoğu için bu eşik oldukça hassastır. Beklemek yerine, ilk serin gecelerin haberi geldiğinde harekete geçmek gerekir. Kaktüs ve sukulentler gibi bazı türler ise serinliğe daha toleranslıdır ve biraz daha geç içeri alınabilir.

Geçişi yumuşatmanın etkili bir yolu, bitkileri birkaç gün boyunca gölgeli bir alana alarak ışık düzeyini kademeli olarak düşürmektir. Ardından geceleri içeri alıp gündüzleri dışarı çıkarmak, bir haftalık bir alışma programı oluşturur. Bu program uygulandığında iç mekâna geçiş neredeyse belirtisiz atlatılır.

İçeri almadan önce kontrol

Dışarıda geçen bir yaz, saksılara istenmeyen misafirler de kazandırır. İçeri alınan tek bir bitkiyle taşınan zararlı, kısa sürede evdeki tüm koleksiyona yayılabilir. Bu yüzden taşımadan önce her bitki dikkatle incelenmelidir. Yaprak altları, gövde ile yaprak sapının birleştiği koltuklar ve toprak yüzeyi öncelikli bakılacak yerlerdir.

Saksının dış yüzeyini ve alt kısmını yıkamak, altına gizlenmiş salyangoz ve böcekleri temizler. Yaprakları ılık suyla nazikçe duşa tutmak da hem tozu hem de olası yumurtaları uzaklaştırır. Şüphe duyulan bitkileri iki hafta boyunca diğerlerinden ayrı bir odada tutmak, en güvenli yaklaşımdır. Ayrıca kuruyan yapraklar ve çiçek artıkları bu aşamada temizlenmelidir.

Kış boyunca değişen ihtiyaçlar

İç mekâna alınan bitkinin büyüme hızı belirgin biçimde düşer. Işık azalmış, gün kısalmıştır. Buna rağmen yaz alışkanlığıyla sulamaya devam etmek, kışın en yaygın hatasıdır. Az büyüyen bitki az su tüketir; saksıda kalan fazla su ise köklerin çürümesine yol açar. Sulama aralıkları belirgin biçimde açılmalı, karar takvimle değil toprağın kuruluğuyla verilmelidir.

Gübreleme de kış boyunca durdurulmalıdır. Dinlenme dönemindeki bir bitkiye verilen besin kullanılmaz, toprakta tuz olarak birikir ve kökleri yakar. Yeniden gübrelemek için ilkbaharda yeni sürgünlerin görülmesi beklenmelidir.

Evin içindeki doğru köşe

Kış aylarında ışık en değerli kaynaktır. Yazın gölgede duran bitkiler bile bu dönemde pencereye yaklaştırılmalıdır. Güney ve batı cepheleri kışın çok daha yumuşak bir ışık verir. Camlar kirliyse temizlemek bile fark yaratır.

Buna karşılık kalorifer peteklerinin üstü ve yanı en kötü yerlerdir. Yükselen sıcak ve kuru hava yaprak uçlarını kahverengileştirir ve zararlıların çoğalması için ideal ortam yaratır. Aynı şekilde sık açılan bir balkon kapısının önünde duran bitki, her açılışta soğuk hava akımına maruz kalır. En iyi konum, parlak ışık alan ama ısı kaynağından ve cereyandan uzak bir noktadır. Nemi artırmak için bitkileri gruplar halinde bir arada tutmak ya da altlarına çakıl ve su bulunan geniş tabaklar koymak, kuru kış havasının etkisini azaltan basit ve etkili bir çözümdür.

Kış boyunca bazı yaprakların dökülmesi ise mutlaka bir hata anlamına gelmez. Bitki, azalan ışığa göre kendini küçültür ve taşıyamayacağı yaprakları bırakır. Panikleyip fazladan su veya gübre vermek bu doğal ayarlamayı bozar. Yapılması gereken, koşulları sabit tutmak ve ilkbaharı beklemektir. Günler uzamaya başladığında bitki yeni sürgünler vererek kaybettiklerini hızla yerine koyar; asıl müdahale zamanı da o dönemde gelir.

Ev ve Yaşam kategorisinden